Anasayfa » Cuma Mesajı » 23 Ramazan 1436 SADAKA-I FITR (FİTRE SADAKASI)
23 Ramazan 1436 SADAKA-I FITR (FİTRE SADAKASI)

23 Ramazan 1436 SADAKA-I FITR (FİTRE SADAKASI)

 EY RABBİMİZ!

“ … Ey Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Seni tenzîh ederiz, bizi ateş azabından koru. Ey Rabbimiz! Elbette sen kimi ateşe sokarsan, şüphesiz onu mahv u perişan edersin. (Küfre, şirke ve asîliğe saparak azabı hak etmiş) zalimlerin hiçbir yardımcıları yoktur. ”  (Âli İmran: 191- 192)

 

Kuran Okuma Vakti Gelmedi mi

OKUNMAMIŞ DÖRT MESAJINIZ VAR

Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

  •     Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah’ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. (Leyl/17-18)
  •    Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) sadaka vermedikçe asla ‘iyi’ye (hayra, takvâya, Allah’ın rızasına) erişemezsiniz. Her ne sarf ederseniz, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilen (ve onun mükâfatını veren)dir. (Al-i İmran/92)
  •  İman eden kullarıma söyle: Namazı dosdoğru kılsınlar, içinde ne bir dostluğun ne alışverişin bulunduğu bir gün gelmeden evvel, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) gizli ve açık olarak infak etsin (harcasın)lar. (İbrahim/31)
  •  (Sadaka olarak) harcadıklarının, onlardan kabul edilmesine engel olan (tek sebep), sadece onların Allah’ı ve Resûlü’nü (içten içe) inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve (sadakayı) isteksiz vermeleridir.(Tevbe/54)

 

             SADAKA-I FITR (FİTRE SADAKASI)

Fitre sadakası, Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisab mikdarı bir mala sahip bulunan her Müslüman için verilmesi vacib olan bir sadakadır. Buna yalnız “Fitre”de denir. Fıtrat sadakası, sevab için verilen yaratılış ikramı demektir.

1-Fitre sadakasının vacib olması, zekâtın farz kılınmasından öncedir. Orucun farz kılındığı yıla raslar. Bu bir yardımlaşmadır, orucun kabulüne ve can çekişme ile kabir azabından kurtuluşa bir yoldur.

2-Fitre sadakası, Ramazan Bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacib olursa da, bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önceden verilmesiyle fakirler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar.

3-Fitre sadakası, nisab mikdarı bir mala sahib olan her hür müslüman için vacibdir, ister çocuk olsun, ister mecnun olsun…

4-Bunların velileri, bunların mallarından bu sadakayı vermezlerse, kendileri baliğ olduktan veya iyileştikten sonra bu sadakayı ödemekle yükümlü bulunurlar. Bu mesele, İmamı Azam ile İmam Ebû Yusuf’a göredir, İmam Muhammed ile İmam Züfer’e göre, bunlara fitre sadakası vacib olmaz.

Fidye Nedir?

Tâkatsizliği ve güçsüzlüğü her geçen gün artarak devam eden ve artık düzelmesi ihtimali olmayan düşkün ihtiyarlar ve şifâsız hastalar, farz ve vacib olan oruç borçlarından kurtulmak için, her oruca mukabil bir fidye verirler. Bir fidye – âyet-i kerîmede de belirtildiği gibi – bir fakiri tam bir gün doyurmaktır. Bir günde ise iki öğün vardır.

Fidyeler, yalnız bir fakire verilebileceği gibi, birden fazla fakirlere de verilebilir. Ramazan içinde verilebileceği gibi, evvelinde veya sonunda da verilebilir. Fakirleri sabah – akşam günde iki öğün doyurmak suretiyle olabileceği gibi, öğünlerin parasını vermek suretiyle de olabilir. Para toptan da verilebilir, her gün ayrı ayrı da…

Oruç tutma gücünde olmayan kimse, fidye verebilecek kadar zengin de değilse, yapacağı iş, Allah’tan afv ve mağfiret dilemektir. Fidye vermek mecburiyeti, onun üzerinden kalkmıştır.

 

Efendimizin Dilinden Dua

“Allahım! … Bizi selamet yollarına sevket, karanlıklardan kurtarıp aydınlığa kavuştur. Bizi çirkinliklerin açık ve gizli olanlarından uzak tut. Kulaklarımızı,  gözlerimizi ve kalplerimizi; eşlerimizi ve çocuklarımızı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl….”  (Buhari, Müslim, Ahmed b. Hanbel)

 

YAŞAYAN KUR’AN: Hz. MUHAMMED(SAV)

O’NDAN (SAV) BİZE

  • İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

Rasulullah (sav) fitreyi oruçlulara lüzumsuz ve çirkin sözlerden temizlenmek ve yoksullara yiyecek sağlamak için farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan (Bayram namazı) önce öderse bu makbul bir zekat, kim namazdan sonra öderse, her hangi bir sadakadır. (Ebu Davud, İbn Mace)

  • Abdurrezak’ın sahih senet ile Sa’lebe İbn-i Suayr (R.A.) den rivayetine göre:

Peygamber (S.A.V.) Ramazan bayramından bir veya iki gün önce hitap ederek şöyle buyurdu: “Herkesten fıtır sadakası olarak belli miktarlarda veriniz.” (Buhari)

  • İbn-i Ömer (R.A.) dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Rasûlullah (S.A.V.) fıtır sadakasını müslümanlardan herkese belli miktarlarda vacip kıldı. Ve bu sadakanın, halk bayram namazına çıkmazdan evvel verilmesini emretti.” (Buhari)

 

CENNETİN HANGİ KAPISINDAN ÇAĞRILMAK İSTERSİNİZ?

Ebû Hüreyre (ra)‘den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sas) şöyle buyurdu:

“Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından, ‘Ey Allah’ın (sevgili) kulu! Burada hayır ve bereket vardır’, diye çağırılır. Sürekli namaz kılanlar namaz kapısından, mücahidler cihad kapısından, oruçlular reyyân kapısından, sadaka vermeyi sevenler de sadaka kapısından (cennete girmeye) davet edilirler…” (Buhârî,  Müslim, Tirmizî,  Nesâî)

MALİ İBADETLER

Mükemmel ve şahane İslam nizamı, mü’minlere, ibadet çeşidi olarak bazı mali yükümlülük ve sorumluluklar da koymuştur. Çünkü dinimiz tek yanlı, sadece ruhani ve uhrevi bir hayat tarzından ibaret değil; aynı zamanda dünyevi ve ictimaidir. Yaşamak için gerekli ve yapılması dinen zorunlu birçok ödev ve görev maddeye ve finans gücüne de bağlı bulunuyor. Bu bakımdan zekat, mali bir ibadet olarak üzerimize farz kılınmış ve İslam’ın beş temel şartından biri sayılmış, ehemmiyetine binaen Kur’an’ı Kerim’in 34 kadar yerinde tekrar tekrar zikredilmiştir.

Cüz’i bir tefekkürle hemen anlarız ki, Müslümanların toplu refahı, ilerleme ve yükselmesi, savunulması ve korunması, mütecavizin ve düşmanın kovulması, imanın öğretilmesi ve yayılması, İslam’ın gelişmesi ve yücelmesi… hep paraya ve mali fedakarlıklara bağlıdır. Bu Hz. Peygamber s.a.s. zamanında da böyle idi. İslam’ın gelişmesi için Hz. Ebubekr, Hz. Osman… gibi yüce sahabilerin bütün maddi varlıklarını nasıl hizmete tahsis ettiklerini tarihlerden takdir ve ibretle okuyoruz. Çağımızda da mazlum ve mağdur Müslümanların kurtuluşu yine bir yönüyle paraya bağlı olup, büyük zahmet ve masraflarla başarılacak bir iştir. O halde din için para sarfı ve maddi yardım konusunda ihmal ve tembellik gösteren Müslümanlara çok sert ve acı bir şekilde ihtar eder: “Altın ve gümüşü biriktiren ve onları Allah yolunda sarf etmeyenleri, elim bir azaba uğramakla tekdir ve tehdit eyle (ey rasulüm); öyle bir günde ki, o paralar cehennem ateşinde kızdırılacak ve; alınları, yanları ve sırtları o paralarla dağlanacak da kendilerine: Dünyada biriktirip kendilerinize sakladığınız işte budur, tadın biriktirdiklerinizin azabını!…denilecek.”

Diğer bir ayette de;

“… onlara de ki: Eğer oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretleriniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan ve resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevimli geliyorsa, artık Allah’ın başınıza getireceği felaketi bekleyedurun…”

Naçiz bir kardeşiniz olarak, Müslümanların problemlerine bakıyor, çoğunun çözümünü maddi fedakarlığa bağlı görüyorum.

İstiyoruz ki aramızdaki köklü kardeşlik bağlarını canlı tutalım, el ele verelim, maddi ve mali güçlerimizi birleştirelim, canla başla çalışalım ki dünyada huzur ve refaha, ahirette fevz-ü felaha ermek müyesser olsun.

Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN

Bu köşenin içeriği  SON PEYGAMBER PLATFORMU’ nun katkılarıyla, KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK  PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin  Feyizli’nin  Hazırladığı Feyzü’l Furkan Açıklamalı Kur’an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuranimiz.net, ses dosyalarına www.akradyo.netadreslerinden ulaşabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz için: bilgi@kuranimiz.net

Yazar Hakkında: admin
İlginizi Çekebilir
Yorumlar
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Tema Tasarım | Osgaka.com