Ramazan’da Kur’an’la buluşmak (9. Cüz)

Ramazan’da Kur’an’la buluşmak (9. Cüz)

9. CÜZ Bu cüzde Araf suresinin son tarafı ve Enfal suresinin baş tarafı bulunmaktadır (s. 161-180). Bu
Ana Sayfa Ramazan 15 Haziran 2017 641 Görüntüleme

Ramazan’da Kur’an’la buluşmak (7. 8. Cüz)

RAMAZAN'DA KUR'AN'LA BULUŞMAK (Her cüzden 3 temel konu) Rıfat Oral hocamızın hazırladığı ramazan sayfamızda siz değerli okuyucularımız ile paylaşıyoruz.
Ramazan’da Kur’an’la buluşmak (7. 8. Cüz)

7. CÜZ

Bu cüzde Maide suresinin son tarafı ve Enam suresinin ilk yarısı bulunmaktadır (s. 121-140). Buna göre cüzdeki temel konular:

a- Maide suresinin son tarafı helal gıda ve helal kazanç ile tamamlanmaktadır. Bu arada ayetler bazı hatalar için gerekli olan keffaretleri de açıklamaktadır. Bunlardan birisi yemin keffareti, diğeri de ihramlıyken kara avı yapan kişinin ödeyeceği bedel konusudur (5/89, 95). Sonra vasiyet için iki şahit tutma tavsiye edilir (5/106-108). Surenin sonunda ise havarilerin, gökten mucize bir sofra (maide) inmesi için Hz. İsa’dan dua etmesini istemeleri ile ilgili olay anlatılır. Bu mucize gerçekleşir. Aslında bununla yeryüzünün tümünün mucize bir sofra (maide) olduğu mesajı verilir.

b- Bundan sonra Enam suresi gelir. Tek parça halinde inen Mekkî bir suredir. (Bakara, Âl-i İmran, Nisa ve Maide sureleri ise Medenî idi.) Önceki medenî surelerde bir vahiy toplumu olan Yahudi ve Hristiyanların bozulma süreçleri ve hataları anlatılmıştı. Bu Enam suresinde de aslında bir vahiy toplumu olan ve Hz. İbrahim, İsmail gibi peygamberleri kabul eden Arap cahiliye toplumunun hataları anlatılmakta, nasıl putperest bir toplum haline geldikleri açıklanmaktadır. Surenin başında kainatın ve insanın yaratılışı hatırlatılarak tevhid konusu ve önemi açıklanmaktadır. Sonra cahiliye Araplarının risalet ile ilgili akıldışı talepleri zikredilmektedir. Onlar melek bir Peygamber gönderilmesini istediler. Eğer yeryüzünde melekler yaşasaydı o zaman melek bir peygamber gönderilirdi. Sonra ahiret ve dünya hayatı ile ilgili yanlış görüşleri tenkit edildi.

c- Bu bölümde Hz. İbrahim örnek verilir. O tevhid inancındaydı. Tevhid inancını ispat için yıldız, ay ve güneş gibi varlıkların tanrı olamayacağına dair bir sorgulaması aktarılır. Çünkü bunlar yok olan/değişen fani varlıklardır (6/74-81). Allah yıldız, güneş, ay ve diğer varlıkları insan için yarattı (6/96-97), insan buna şükredeceği yerde, bunları tanrı edinerek Allah’a şirk koştu. Şirk gerçekten büyük bir zulümdür (haksızlıktır).

8. CÜZ

Bu cüzde Enam suresinin son tarafı ve Araf suresinin ilk yarısı bulunmaktadır (s. 141-160). Buna göre cüzdeki temel konular:

a- Enam suresinin ana konusu olan cahiliye dönemi Araplarının hataları sıralanmaya devam etmektedir. Bunlar; Allah’tan başkasının hükmünü kabul etmek, putlar için kurban kesmek, çocuklarını diri diri toprağa gömmek, yetime kötü davranmak, ölçü ve tartıda haksızlık yapmaktır. Enam suresi, cahiliye düşüncesine karşı İslâm’ın tevhid inancının ortaya konulduğu bir söz/dua ile sona ermektedir(6/161-165).

b- Bu cüzde ayrıca ARAF SURESİ başlamaktadır. Önceki surelerde sapan vahiy toplumlarından örnekler verilmişti. Yahudiler, Hristiyanlar ve cahiliye Arapları.. Bu surede ise tevhid ve şirk mücadelesinin ilk insan Hz. Adem ile başladığı; bu açıdan Peygamberlerin tevhid ve doğruluğun temsilcileri, şeytanın ve avenesinin ise şirk ve sapkınlığın temsilcileri/ana sebepleri olduğu belirtilmektedir. Burada güzel bir uyarı bulunmaktadır: “Ey Adem oğulları, dikkat edin! Şeytan, atalarınız (Adem ile Havva’yı) ayıp yerlerini kendilerine göstermek (rezil etmek) için elbiselerinden soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de kandırmasın/aldatmasın. Şeytan ve avenesi, hiç fark edemeyeceğiniz şekilde pusuda bekliyorlar!..”(7/27) Hz. Adem ve Havva hatalarını anlayıp tövbe ettiler ve kurtuldular. Şeytan ise hatasında hâlâ ısrar etmektedir.

c- Bu cüzün son kısmında ise, sureye adını veren ARAF konusu zikredilmektedir. Araf, urf kelimesinin çoğulu olup yüksek yerler manasındadır. Bu terim cennet ile cehennem arasındaki bölgede bulunan yüksek yerler veya tepeler için kullanılmaktadır. Sahabeden gelen habere göre, Araf’ta duran kişiler günah ve sevapları eşit olan Müslümanlardır. Allah onlar hakkında hükmedinceye kadar bu ara tepede duracaklardır. (Bk. Hakim, II/350 (3247); Taberani, Kebir, XXI/189 (11454))

 

Hazırlayan: Rıfat Oral

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com